BTTÖB’den “Uluslararası Ana Dili Günü” açıklaması
21-02-2019
Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB) 21 Şubat “Uluslararası Ana Dili Günü” sebebiyle bir açıklama yaptı.

Açıklamada; bir insanın ana dilinden kopması veya koparılması onun yalnızca ailesi, milleti ile bağlarının kopması değil, aynı zamanda dünya ile bağlarının kopması anlamına geldiği vurgulandı.

BTTÖB tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 21 Şubat’ı, 1999’dan beri Uluslararası Ana Dili Günü ilan etti. Uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek için her 21 Şubat’ta ana diline dikkat çekmek için dünyada çeşitli etkinlikler yapılıyor. UNESCO raporuna göre dünyada 2 bin 500 dil kaybolma tehlikesi yaşıyor. Ana dil en başta anne çocuk arasındaki iletişimin sağlanması, duygu ve düşüncelerin ifade edilebilmesi, toplum içi iletişimin kurulabilmesi açısından önemlidir. Ana dil iletişim dışında kültürel taşıyıcılık da yapar. Aile ve yakın çevreden öğrenilen masallar, ninniler, türküler de ana dil ile nesilden nesile aktarılır. Bu nedenle ana dilin öğrenilmesi ve günlük yaşamda kullanılabilir duruma gelmesi önemlidir. Özetle Ana Dil:

- Kişinin anneden, aileden ve çevresinden kurallı ve bilinçli öğrenim süreci olmaksızın öğrendiği dildir. Daha sonra sözlü ve yazılı öğrenimle geliştirilir.
- Kişinin ait olduğu kültürü kavrayabilmesini, yaşatabilmesini, geleceğe taşıyabilmesini ve zenginleştirebilmesini sağlar. Her kültür ancak kendi dili ile vardır ve bu dille anlamlıdır.
- Kişinin geçmişi ile geleceği arasındaki bağı kurar ve kişiyi kendi köklerine taşır.
- Kişinin kimliğinin ve kişiliğinin oluşmasında belirleyicidir.
- Kişinin dünyayı, tabiatı ve çevresini anlamasını sağlar.
- Kişinin düşüncelerini en derin duygularla ifade edebilmesini, hayatı anlamlandırabilmesini sağlar.
- Kişi öğrendiği ve hâkim olduğu ana dili sayesinde diğer yabancı dilleri daha hızlı öğrenir.

Yani dil, insanın dünyaya açılan penceresidir. Bir insanın ana dilinden kopması veya koparılması onun yalnızca ailesi, milleti ile bağlarının kopması değil, aynı zamanda dünya ile bağlarının kopması demektir. Dillerini kaybeden milletlerin millet olarak ayakta kalabilmeleri imkânsızdır. Ana dilinden kopan bireyde pek çok milli değerlerinden de kopmuş olur. Yazı dili, o dilde eğitim yapılmak suretiyle öğrenilir ve geliştirilir. Ana dil eğitiminden mahrum olan halkların dillerini geliştirmeleri, kültürlerini öğrenip gelecek nesillere aktarmaları son derece zor, hatta imkânsızdır. Sosyologların, psikologların, eğitimcilerin ve eğitimle ilgili tüm çevrelerin ortak bulguları, insanların duygu ve düşüncelerini en iyi kendi diliyle aktardığı yönündedir. Özellikle çocukların ana dillerinden koparılmalarının onlara yapılabilecek en büyük işkence olduğu yine herkesin ortak görüşüdür! “Dilini kaybeden dinini, milliyetini, şahsiyetini kaybeder.” Her halkın, dolayısıyla her bireyin ana dilini kullanmaya ve ana diliyle eğitim görmeye hakkı vardır. Bu evrensel bir insanlık hakkıdır. Bu sebeple Batı Trakya Türk Azınlığı olarak çift dilli Türkçe Yunanca eğitim verecek anaokullarını talep ediyor ve her fırsatta bu talebimizi yineliyoruz. Ana dilin gelişiminde önemli rol oynayacak bu okulların ilkokullarda olduğu gibi bir müfredata dayalı, geliştirmeye ve zenginleştirmeye dönük yapılması arzumuzdur.”

Kaynak: Gündem
Ekleyen: HH
Sayı: 1058
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
[email protected]