12-12-2018
Çocukta kekemelik ve nedenleri
Çocuklardaki konuşma bozuklukları arasında kekemelik ilk sıralarda yer almaktadır. Genellikle 2-4 yaşlar arasında görülmektedir. İlk çocuklukta başlayan kekemlik, yaş büyüdükçe artarak ergenlik döneminde kuvvetlenip 18-20 yaşlardan sonra da hafiflemeye başlar.

Okul öncesi dönemde, kekeleme pek çok çocukta görülebilir. Çünkü 2-6 yaş arasındaki dönem, çocuğun düşünme hızının, konuşma hızından daha fazla olduğu dönemdir. Konuşmalarında, ‘eee….., şey…..’ gibi sesler sıklıkla görülebilir. Bu dönemde de gelişimin normal bir süreci olarak, geçici bir kekemelik durumu ortaya çıkabilir. Sıklıkla görülen bu durum, konuşma bozukluğu olarak kabul edilmez.

Kekemelik, kızlara oranla erkek çocuklarda daha sık görülmektedir. Ayrıca kekemeliğin derecesi de, kızlara göre erkek çocuklarda daha fazladır. Yapılan araştırmalarda kekeleyen hiç bir çocuğun, her zaman ve devamlı kekelediği görülmemiştir. Kekeleyen kişinin, kekelemeden rahat ve düzgün konuştuğu anlar vardır. Koroda, veya tek başına şarkı söylerken, kendi kendine konuşurken spor yaparken, gece karanlığında kekelemeden konuşabilirler. Kekemelik sürekli değildir. Bazen günlerce, hatta haftalarca kişi kekelemeden konuşabilir. Kekemeliğin şiddeti, zaman zaman değişiklik gösterebilmektedir.

Kekemeliğin nedenleri ile ilgili, çeşitli uzman görüşler vardır. Bu konuda çalışana bazı uzmanlara göre kekemelik fizyolojik ya da nörolojik sebeplere bağlıdır. Yeni, fiziki yapı, kekemeliğe uygun ortam sağlar. Bu ortam, diğer koşullarla birleştiğinde de kekemelik ortaya çıkabilir. Diğer bir görüşe göre ise, kekemelik öğrenilmiş bir davranış şeklidir. Konuşmanın olduğu gibi, kekemeliğin de öğrenilmiş bir davranış olduğu iddia edilmektedir.

Bir başka görüş de, kekemeliğin bir kişilik bozukluğu olduğu ileri sürmektedir. Bunu iddia eden grupta da çoğunlukla psikolog ve psikanalistler toplanmaktadır. Bu görüşe göre, kekemeler, kekeleyerek konuşmakla, normal şekilde konuştuklarında tatmin edemedikleri bazı ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar. Bu kişiler, bebeksi, çekingen, endişeli, bağımlı, güvensiz, utangaç gibi özelliklere sahiptirler. Bir başka görüşe göre ise, kekeleyen çocuk, duygusal çatışmaların yaşandığı, hoşgörünün olmadığı bir aileye sahiptir. Kekeleyen çocuğun ailesine önerilebilecek bazı tavsiyeler vardır: 2-6 yaşlar arasındaki geçici kekemelik döneminde çocuk, hemen kekeme olarak nitelendirilmemelidir. Bu dönemde çocuğun her söylediği yanlış kelime düzeltilir, kelimeler tekrarlatılır, sabırsızlık gösterilip baskı yapılırsa, konuşmasıyla alay edilirse, çocukta kekemelik yerleşebilir. Bunun için de kekeleyen çocuk konuşurken, onun konuşmasını kesmeden sabırla dinlemeliyiz. Çocuk kekelerken, acıyarak, üzülerek bakmak, sabırsız ve öfkeli davranmak, onun kekemeliğinin kalıcı bir soruna dönüşmesine neden olabilir. Çocuk konuşurken onun gözlerine bakarak, sabırla konuşmasını bitirmesini beklemek gerekir. Çocuk konuşurken takıldığında da anne baba ya da öğretmen, onun söyleyemediği kelimeyi tamamlamaya kalkışmamalıdır. Ayrıca öğretmen, sınıfta ders anlatması için ona öncelik tanımalıdır. Çünkü ders anlatma sırasını beklerken gerginliği artacaktır. Yine öğretmen, bu sorunu yaşayan çocuğa, müzik dersinde daha çok şarkılar söyleterek, beden eğitimi dersinde de onu grup başlarına koyarak yardımcı olmalıdır. Çünkü kekeleyen çocuklar, müzik ve beden eğitimi derslerinde çok başarılıdırlar.

Son olarak da, artış gösteren kekemelik durumlarında, ailenin bir uzmandan yardım alması daha doğrudur.

Mutlu bir hafta geçirmeniz dilekleriyle.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
[email protected]