02-01-2017
Umutlarla gel 2017…
Bir yılı daha geride bıraktık. Ne kadar çabuk geçiyor zaman değil mi? Kimimiz büyüyor, kimimiz yaş alıyor, kimimiz yaşlanıyoruz. Velhasıl akıp gidiyor yıllar.
Adettendir; giden yılı değerlendirmek, gelecek yeni yıl için güzel dileklerde bulunmak.
2016 şahsen sevmediğim bir yıl oldu. Benden en kıymetlimi aldı götürdü. Annemi... Çocuk - anne arasındaki göbek bağının aslında ömür boyu kopmadığını anladım bu kayıpla. Annemin ölümüyle artık gerçek bir yetişkin oldum. Ailemizde bir devir kapandı; yeni devrin başına da iki kardeş geçmiş olduk.

* * *

2016’da dünya da birçok siyasi gelişmeye, savaşa, çatışmaya, törer saldırısına ve doğal afete sahne oldu.
Yılın en önemli olaylarından biri şüphesiz İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkması,yani ‘Brexit’ referandumuydu.
Dünyanın süper gücü ABD’de Başkanlık yarışı da bir sürprizle tamamlandı. ABD’nin ilk kadın Başkanı olmak için yarışan ve anketlerde birinci görünen Hillary Clinton’ın rakibi iş adamı Donald Trump, Beyaz Saray’ın yeni patronu oldu.
2016, dünyanın terör saldırılarıyla kana bulandığı bir yıldı. Brüksel, ABD, Fransa, Almanya gibi birçok ülke IŞİD terör örgütünün hedefi oldu. Birçok masum insan yaşamını bu saldırılarda yitirdi.
Terörden en büyük darbeyi alan bir başka ülke de Türkiye’ydi. Anavatan, terör saldırılarıyla en kanlı dönemini yaşadı. IŞİD, PKK, TAK terör örgütlerinin hedefi olan Türkiye büyük acılara maruz kaldı.
Ve tabii ki Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimi, 2016 yılına damgasını vuran bir diğer önemli olaydı. Ülke büyük bir tehlikenin kıyısından döndü.
Türkiye’nin yanı başında yaşanan ve Türkiye’yi olduğu kadar dünyayı meşgul eden Suriye iç savaşı ve etkileri de 2016’nın unutulmazları arasında yerini aldı. Savaşın karanlık yüzüne tanık olduk. Acı dolu insan hikayelerini elimiz kolumuz bağlı izledik.

* * *
Ülkemiz açısından da durum pek parlak değildi. Çiftçinin, esnafın daha da fakirleştiği, krizin etkilerinin daha da ağır hissedildiği bir yılı geride bıraktık.
Azınlık konuları da hiç parlak değildi? Deyim yerindeyse, tam bir hayal kırıklığı yaşadık. Sol iktidardan umduğumuzu bulamadık. Aksine azınlık içerisinde, “eski karanlık günler geri mi geliyor” endişesi yükselmeye başladı.
Azınlık sorunlarına ne çözüm bulundu, ne de çözüm için azınlıkla diyalog kuruldu. SİRİZA’dan çok ANEL politikasının borusunun öttüğü bir yıl oldu 2016.
Ne azınlığa karşı höşgörü arttı, ne nefret söylemlerinde azalma oldu. Azınlığa bakış açısında devletin algısında değişiklik olması bir yana, baskı unsurları daha ağır hissedildi.
Ne demişler? Çıkmayan candan ümit kesilmez. Kesende umutlarla gel 2017, tamam mı?
Haber Arama