Emine Tabak Ahmet
Eğitimci Gözüyle
11-02-2019
Anne baba ayrılığının olumsuz etkileri
‘Tatili babamla geçireceğim, ama annemin de bizimle olmasını çok isterdim, bu yüzden de hiç mutlu değilim’ sözleri, anne babası ayrı bir çocuğa ait! Ne yazık ki bu tür sözleri son zamanlarda çocuklardan çok sık duymaya başladık. Çünkü bizim toplumumuzda da artık çok fazla ayrılıkların yaşandığına tanık olmaktayız. En kötüsü de çocukların bu ayrılıklar sonucu yaşadığı travmalar! Çünkü çocuk, hem annenin hemde babanın sevgisine muhtaç elbette! Dolayısıyla da sevgi ihtiyacının karşılanabilmesi, ruhsal ve zihinsel açıdan da iyi bir gelişim gösterebilmesi için, uyumlu bir aile içerisinde büyümesi çok önemli kuşkusuz! Zira ayrılıkların yükünü en çok da çocuklar çekmekte, ne yazık ki! Ayrılıklar sonrası çoğu zaman çocuk kendini suçlu hissederek sebepleri de kendisinde arayabilir. Kendisinin yaramazlık yaptığı için onların ayrıldığına inanan pek çok küçük çocuğa rastlayabiliriz. Dolayısıyla da düşüncenin doğrultusunda çocukta uyum ve davranış bozuklukları da görülebilir. Çocuk okulda, evde, arkadaşlarının arasında, huzursuz ve mutsuz, okulda da başarısız olabilir.

En erken yaşlar olan 0-2 yaş dönemlerindeki çocuklar bile, zannedildiğinin aksine, ayrılıklardan olumsuz etkilenebilirler. Ayrılığı çok rahat hissedebilirler. Bu dönemlerde anne baba ayrılığı yaşayan çocuklarda, ağlama nöbetleri, yemek yeme istememe, oyuncaklara karşı ilgisizlik gibi olumsuzluklar gözlenebilir.

3-6 yaş çocukları ise aileyle en çok vakit geçirmeyi seven ve isteyen çocuklardır. Onlar da anne baba ayrılıklarında kendilerini suçlayarak, ‘ben uslu durmadığım için’ babam ya da ‘annem gitti’ diye düşünürler. Bu çocuklarda da yatağını ıslatma, parmak emme, konuşmayı reddetme gibi bebekliğe geri dönüş davranışları görülebilir.

7-12 yaş dönemi çocukları ise ayrılıklarda kendilerini suçlamak yerine, anne babayı suçlayarak, onlara karşı öfke ve nefret duyarlar. Okulda derslerinde başarısızdırlar. Arkadaşlarıyla sorunlar yaşarlar. Bu yaşlardaki çocuklarla anne - baba karşılıklı oturup konuşarak ayrılıklarının nedenini anlatmalıdırlar. Bu dönemde çocuklar anne babanın ayrılığını arkadaşlarından gizlemeye çalışırlar. Çünkü bundan utanarak gurur meselesi yaparlar. Hatta çoğu zaman çeşitli savunma mekanizmaları geliştirerek anne babalarıyla ne kadar mutlu olduklarını, ne kadar eğlendiklerini anlatırlar.

Çocuğun 13-18 yaş döneminde yaşanan ayrılıklar da oldukça travmatiktir. Çünkü bu dönem çocuğun en fırtınalı yaşadığı ergenlik dönemdir. Bu dönemde doruğa ulaşmış olan ruhsal ve bedensel takıntıların yanısıra, bir de ailenin bölünmesi eklenince çocuk bunalıma girebilir. Arkadaşlarından utanarak onlara derdini söyleyemez. Tek başına kalmayı tercih eder, ya da kötü arkadaşlıklar kurarak yanlış yollara girebilir. Erkek çocuklar genellikle madde bağımlılıkları gibi kötü alışkanlıklar edinebilir, kızlar da kendilerinden büyük erkeklerle arkadaşlık ederek, bir şekilde baba şefkatini bulmaya çalışırlar.

Sonuç olarak anne baba ayrılıklarında kaybeden her zaman çocuklar olmaktadır. Çocuğun büyük travmalar yaşamaması için, beraberliklerini yürütemeyerek ayrılmak zorunda kalan eşlerin, birden aile düzenini bozmadan çocuğa eskisi gibi ilgi ve sevgi göstermeye devam edebilmeleri son derece önemlidir. Mesela baba evden ayrılsa bile, eğer her sabah çocuğu okula götürüyorsa buna devam etmelidir. Haftanın belli günlerinde de çocuk için bir ayara gelinerek, onunla ilgilenmek, ortak bir şeyler paylaşmak, çocuğa hala anne babasının onu sevdiklerini hissettirmesi açısından çok önemlidir. Ayrılmış olan ailelerin en önemli görevi, çocuğa kenara itilmiş hissini yaşatmadan, onun anne babası için ne kadar değerli olduğunu hissettirecek davranışlarda bulunabilmektir. Buna gayret ederek, çocuğu üzmeden bir yaşam kurulabilmesi son derece önemlidir.

Çocuklarınızla birlikte huzurlu bir haftanız olsun!
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
[email protected]