“Ramazan’da paylaşma ve dayanışmanın güzelliğini yaşıyoruz” - Gündem Gazetesi

“Ramazan’da paylaşma ve dayanışmanın güzelliğini yaşıyoruz”
06-06-2018
İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, Ramazan ayında gerçekleştirilen toplu iftarların toplumsal yönünün olduğunu söyledi.

GÜNDEM’e konuşan İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, Batı Trakya’da gerçekleştirilen toplu iftarların halk arasındaki paylaşma ve dayanışma duygusunu arttırdığına dikkat çekerek, bu etkinlikleri gerçekleştiren köylüler arasında oluşan güçbirliğinin en önemli kazanımlardan biri olduğunu vurguladı.

Mete, “Ramazan ayında bulunuyoruz. Bu ay Müslümanlar arasında paylaşma ve dayanışma duygularının arttığı dönemdir. Yanıbaşımızdaki insanları anlama ayıdır. Bunlar dini boyutu. Bu olayın bir de kültürel ve toplumsal boyutu vardır. Yiyeceklerini paylaştığı, toplu sofralarda buluştuğu, ortak sevinçlerin yaşandığı mübarek bir aydır Ramazan ayı.” diye konuştu.

“ESKİDEN GEZEKLER VARDI, ŞİMDİ TOPLU İFTARLAR VAR”

Eski yıllarda köylerde imamlar ve misafirler için “gezek”ler olduğunu hatırlatan Müftü Ahmet Mete, “Son yıllarda bunlar genişletildi. Batı Trakyamız’da da toplu iftarlar yapılmaya başladı. Halkın, köylülerin yaptığı veya hali vakti iyi olan insanların katkı yaptığı iftarlar gerçekleştirilmeye başlandı. Bu yıl da böyle oluyor. Toplu iftarlar arttı. Tabii ki toplu iftarların bunu yapanlar açısından zorlukları var. Ancak güzellikleri bu zorlukların önüne geçiyor. Toplu iftarın yapıldığı köyde hazırlıklar günler öncesinden başlıyor. Özellikle gençler bu konuda öncü oluyor. Tatlı bir telaş yaşanıyor. Peki bütün bu hazırlık neden? Herşeyin güzel olması için, Ramazan ayına yakışır olması için. Yaşanan aksaklıklar bile manevi havanın güzelliği sayesinde kaybolup gidiyor. Bu da dini ve sosyal açıdan bize önemli dersler çıkıyor. Bir defa yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve icraatı çıkıyor ortaya. Bu çok önemli. Toplu olarak yapılan iftarda 300 , 400 veya bin kişiyle birlikte iftar açmanın, birlikte dua etmenin manevi hazzı bambaşkadır. Bu yıl İskeçe Müftülüğü olarak yedi yerde iftar veriyoruz veya katkıda bulunuyoruz. Bunu da insanlarımızla birlikte veya sponsorlarla birlikte onların sayesinde yapıyoruz. Ben bugüne kadar yardımını, katkısını, maddi veya manevi yardımını esirgemeyen kardeşlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Ramazan ayında bu güzelliği yaşamamıza vesilen olan herkese teşekkürler.” diye konuştu.

“CAMİ TALEBİYLE İLGİLİ DEVLET GÖREVLİLERİNİ GÖREVE DAVET EDİYORUZ”

İskeçe şehrindeki bazı mahallelerdeki cami ihtiyacıyla ilgili soruyu da yanıtlayan İskeçe Müftüsü Ahmet Mete şöyle konuştu: “İskeçemiz’de özellikle Serinmahalle’de (Drosero) uzun yıllardan bu yana cami ihtiyacı var. Bölgedeki kardeşlerimiz bunu yıllarca dile getiriyor. Bizim son dört yıldır orada bir Kur’an kursumuz var. Orada bir depoda Cuma namazı kılıyorlar, teravih kılıyorlar. İmam da Serinmahalle’den. Ancak bu mahalledeki insanlar yıllardır bir cami istiyor. Ancak oraya bırakın camiyi, bir taş konmasına bile rıza göstermiyorlar. Ne yazık ki bu insanların, İskeçe’nin en kalabalık mahallesinin cami talebi yerine getirilmiyor.”

Müslüman Türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir diğer mahallenin hastane yakınındaki işçi konutları olduğunu dile getiren Müftü Mete, burada yaşayan soydaşların da bir camiye ihtiyaçları olduğunu ifade etti. Mete, “Yenimahalle olarak da dediğimiz işçi konutlarında çok sayıda soydaşımız yaşıyor. Mahallede kilise var. Ancak cami yok. O insanlara cami çok uzak kalıyor. Buradaki insanların bu ihtiyacı neden dikkate alınmıyor? Devlet kilise için yer buluyor veya bu ihtiyacın giderilmesi için gayret gösteriyor da, aynı şeyi neden buradaki Müslümanlar için yapmıyor? Bu hususta insaflı, hassas ve eşitliğe önem veren yöneticilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla bu konuda devlet görevlilerini göreve davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“SEÇİLMİŞ MÜFTÜLER ADETA KISKACA ALINMAK İSTENİYOR”

İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, son dönemde aleyhine açılan dava ve soruşturmalara da atıfta bulunarak, seçilmiş müftülerin bir kıskaç altına alınmak istediği izlenimi olduğunu söyledi. “Son bir – iki yıl içinde kaç kere ifade vermek için çağrıldığımızı artık hesaplamıyorum.” diyen Mete, “Onun dışında dava olarak üç davamız var. Bir tanesi makam gaspı, biri DEB Partisi Başkanı Mustafa Ali Çavuş’u Denktaş’a benzettiğim için, üçüncüsü de Yahudiler hakkında söylediklerim için. Müftülük makamını gasp iddiası nedeniyle 7 ay hapis cezası aldım. Yahudiler hakkında özür açıklaması yayınlamama rağmen 8 ay hapis cezası aldım. Denktaş benzetmesi de hala bekleniyor. Eylül ayında yine mahkemelerimiz var.” ifadelerini kullandı.

“Gökçepınar’daki etkinlikte Yahudilerle ilgili konuşmanızdan sonra yayınladığınız açıklamaya rağmen, cezaya çarptırılmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna İskeçe Müftüsü Ahmet Mete şu yanıtı verdi: “Evet Gökçepınar’da bir etkinliğe katıldık ve konuşma yaptık. İsrail’in Gazze saldırısı dönemindeydi. Hergün ölen sivillerin ve çocukların, bebeklerin görüntüleri vardı televizyon ve gazetelerde. Orada söylediklerimizin maksadını aştığı yönünde bir açıklamamız oldu. Benim sorunum Yahudi halkıyla değil. Musevilerle değil, olamaz da. Bizim derdimiz çocuk katilleriyle, bekek katilleriyle, sivil halkı katledenlerle. Yaptığım açıklamada da bunu vurgulamaya çalıştım. Bu açıklamama rağmen dava açıldı. Mahkemede Yahudi toplumu temsilcisi benimle ilgili olarak ‘suçlanan kişi özür diledi, biz bu meseleyi kapattık’ demesine rağmen beni hapis cezasına mahkum ettiler. İşin enteresan tarafı Ketenlik’te hatimde yaptığım konuşmada bu konuyla ilgili olarak yanlış anlaşıldığımı anlattığım bir konuşmamdan sonra, haksız yere ceza aldığımızı anlattığım konuşmamdan sonra yine aleyhimde haber yapıldı. Ben yanlış anlaşıldığımı anlatıyorum, sorunum Yahudi halkıyla değil, sorunum sivilleri katledenlerle diyorum, fakat bu ifadelerimi bile Yahudi karşıtlığı olarak verenler var. Yani bizim Yahudi veya Musevi kelimesini kullandığımız her konuşmayı alıp bizim aleyhimize çevirmeye çalışanlar var. Tekrar ediyorum. Bizim Musevi halkıyla, Hıristiyan halkıyla, Müslüman halkıyla bir sorunumuz kesinlikle yok. Fakat hangi dinden olursa olsun sivil insanları, silahsız insanları öldüren, yok eden kişilerle sorunumuz var. Mesele bundan ibaret. Bizim aleyhimizde bu çalışmaları yapanları Allah’a havale ediyorum.

Son dönemde seçilmiş müftülerin yaptıkları konuşma, yaptıkları faaliyet ve hatta kişisel bazı bilgilerin dahi yakın takibe alındığını ve kıskaç altında tutulduğunu söyleyen Müftü Mete, “Yaptığımız konuşmalar, faaliyetler mahkemelere taşınıyor. Banka hesaplarım bile takip ve kontrol ediliyor. Evimiz veya çalışma yerimiz polis tarafından yakın takibe alınıyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız.” dedi.

Kaynak: GÜNDEM
Ekleyen: OA
Sayı: 1026
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
[email protected]